BİZİ TAKİP EDİN
İSTANBUL, TURKEY
18 KASIM 2009 / 18:25

izmirde öğretmen tarafından öldürülen köpek

13 Kasım 2009 tarihinde İzmir’de gerçekleşen olayı dehşet içinde okudum. Neden dehşete düştüğümü, hayvan öldürmeden insan öldürmeye giden yolu anlattığım son 3 yazıda okuyanlar, kolayca anlayacaktır. İzmir’de, Şehitler ilköğretim Okulu öğretmeni, N. D. komşusu M.C.’ye ait SAHİPLİ köpeği sopayla öldürmüş, öldürmesine gerekçe olarak da bahçesindeki tavuğunu parçaladığını öne sürmüştür. Bu olay, kolluk kuvvetlerine bildirilince, Öğretmen hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştur.

Çünkü, “hayvan öldürmek”; 5199 sayılı Kanun uyarınca Kabahat Kanunu kapsamında bir suç iken,

öldürülen hayvanın sahipli olması, öğretmenin Türk Ceza Kanunu uyarınca cezalandırılmasını sağlayacaktır.

Türk Ceza Kanununun “Mala Zarar Verme” başlıklı 151. Maddesinin 2. Bendi uyarınca; sahipli hayvanı öldüren, işe yaramayacak hale getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Köpeğin öldürülmesinin bir vahşet olmasının yanı sıra bu fiili işleyen kişinin “BİR ÖĞRETMEN” olması bir felakettir.

Bu kişiye “ÖĞRETMEN” olarak güvenilmiş ve yetiştirmesi için kendisine öğrenciler teslim edilmiştir. Öğretmen, gerçekleştirdiği bu hukuk dışı davranışına “tavuğumu parçaladı” diyerek haklı bir sebep bulmaya çalışmıştır. Her şeyden önce olaya yasal açıdan baktığımızda; ülkemizdeki ceza sisteminde “KISASA KISAS” esası yoktur.torbalı

Her yakını ölen kişinin, eline silah alıp gidip onun yakınını öldürmeye çalışması, toplumları sadece kaosa sürükler. Kişiler, adalet sistemine güvenmeli, yargının vereceği cezaya razı olmalıdırlar. Bu sefer de kişinin işlediği bu fiili, öğretmen olması sebebiyle incelediğimizde; bu öğretmenin “tavuğumu parçaladı” gerekçesine sığınarak köpek öldürmesi;

 1- Vahşettir

2- Kendisi intikam duygusu ile hareket eden biri olarak öğrencilerine nasıl örnek olacaktır? Onlara dolaylı yoldan, size vuran arkadaşınıza siz de vurun mesajını çok net bir şekilde vermektedir.

3- Bir canlı öldürebilen bir kişinin, öğrencilerine öğretebileceği, verebileceği sevgi ve hoşgörüsü yoktur.

 4- Ayrıca öğrencileri onu kızdırdığında, öğrencilerini de nasıl cezalandıracağı bir muammadır. Hayvan öldüren bir kişi, bu eyleminden dolayı Avrupa’da ve Amerika’da “bu eylemi er ya geç insana karşı da uygulayacaktır” gerekçesiyle ağır olarak cezalandırılmaktadır. Bu gerçekten hareketle, bu öğretmenin, esasında öğrenciler için de bir tehdit oluşturduğunu yinelemek isterim. Bir an için kendimi o öğretmenin öğrencilerinden bir tanesinin velisi yerine koyduğumda, kalbimin sıkıştığını itiraf etmem gerekir.

 Çocuğumu onun sınıfından derhal alır, öğretmenin de görevden alınması için elimden geleni yapardım. İşte, bir işi yapmamız için başımıza gelmesini beklememiz gerekmez. İnsani sorumluluğumuz ve duyarlı vatandaş olmanın gereği, bu öğretmene hem mesleğinden dolayı üstlendiği yükümlülüğü yerine getiremeyecek kişiliğe sahip olması hem de aldığı canın yerde kalmaması amacıyla gerekli cezanın verilebilmesi için gerekli başvurunun ve şikayetin yapılması gerekmektedir.

İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Soruşturma Bölümü’ne hitaben yazacağınız bir email ya da faks ile göndereceğiniz bir şikayet dilekçesi; hem korumaya çalıştığımız dilsiz canlar adına kanının döküldüğü ile kalmasına engel olacak hem de kendisine emanet edilen çocukların daha güvende olmasını sağlayacaktır.

 İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü – Soruşturma Bölümünün: Telefon numarası: 0232 441 26 40 Email adresi: sorusturma35@meb.gov.tr Tepki vermek için lütfen sıranın size gelmesini beklemeyin.

 Sıra size geldiğinde, çok geç kalmış olabilirsiniz.

 Av. DENİZ TAVŞANCIL KALAFATOĞLU İSTANBUL BAROSU HAYVAN HAKLARI KOMİSYONU Bşk. Yrd.